Çocuk ve Oyun; Geleneksel Çocuk Oyunları

Çocuk ve Oyun; Geleneksel Çocuk Oyunları

Z nesli veya alfa nesli; günümüz çocuklarının çoğunda görülen (!?) dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu; teknoloji bağımlılığı; özgüven eksikliği veya özgüven patlaması; depresyon; bireysel oyun tercih etmeleri veya arkadaşlarıyla uyumsuzluk; çabuk sıkılma, her işi yarım bırakma…

Çağımız çocuklarının problemlerini (!) saymakla bitiremeyiz; sebeplerini de…

En başta şehirlerimizde çocuklarımızın özgürce oynayabilecekleri alanlar yok. Ya da var ama yakın değil. Betonlaşmış şehirlerimizde topraktan uzaklar. Teknoloji de ayrı bir sıkıntı. Çünkü teknolojiyi kullanırken de, çocuklarımıza teknolojinin imkanlarını sunarken de sınırlarını belirlemekte genelde başarısız oluyoruz. Bağımlılığın önüne geçemiyoruz. Çocuklarımız maalesef yeteri kadar enerjilerini boşaltacak alan bulamıyorlar.

Çocuklarımızın gelişimlerini sağlayan en büyük ve sağlıklı etken oyun oynamalarıdır. Çocukların ilk görevidir oyun oynamak. Vazgeçilmez haklarıdır…

  • Oyun oynarken öğrenirler
  • Oyun oynarken hayal kurarlar
  • Oyun oynarken kişilikleri gelişir
  • Oyun oynarken odaklanırlar
  • Oyun oynarken sosyal çevreye uyum sağlamayı, kurallara uymayı öğrenirler…
  • Paylaşmayı, yardımlaşmayı, liderlik yapmayı, takımın parçası olmayı, guruba uyum sağlamayı öğrenirler
  • Özgüveni gelişir; sorumluluk almayı, kazanma duygusunu/kaybetme duygusunu öğrenirler
  • Düştüğünde yeniden kalkmayı, yeniden başlamayı; tecrübenin başarıdaki yerini öğrenirler
  • Planlamayı, strateji geliştirmeyi; görev dağılımını, güvenmeyi…

Çocukların bağ kurmalarını sağlar oyun oynamaları. Ruh sağlıklarında her anlamda olumlu gelişim sağlar.

Çocukların zihinsel gelişimini sağlar. Kendilerini ifade etmelerini, ruhsal rahatlamalarını, mutlu bireyler olmalarını sağlar oyun oynamaları.

Sosyal çevreye uyumda, yeteneklerini geliştirmede, akademik başarılarında, fiziki sağlıklarında etkendir oyun oynamaları.

Çocukların hakkıdır oyun oynamak. Çocukları haklarından mahrum bırakamazsınız.

Bu kadar mı önemli oyun oynamak?” dediğinizi duyar gibiyim. Aslında anlatmakla bitiremeyiz. Çocuklarınızı en iyi tanıma yoludur oyunlarını gözlemlemek. Ne oynuyorlar, nasıl oynuyorlar, nasıl tepki veriyorlar, nasıl üretiyorlar, nasıl hayal kuruyorlar, neyi nasıl paylaşıyorlar….

Önemli olan doğru oyunları oynamalarıdır.

Peki Ne Oynayacak Çocuklar?

Yaşına göre değişir oyun tercihleri. Akıl ve zeka oyunları, satranç, mangala, sudoku… Evet bu oyunlarda ileriki aşamalarda bir çok çocukların eğitimlerine tahmin edemeyeceğiniz kadar katkısı olacaktır.

Asıl olay “demode” (!) olan “Geleneksel Çocuk Oyunları”nda. Anne-baba, dede-ninelerimizden öğrendiğimiz oyunlar. Nesilden nesile aktarılan oyunlarda. Maalesef değerini ve gelişime olan etkisini, modern çağın baskıları altında ezilirken yeniden keşfettiğimiz oyunlardır geleneksel oyunlarımız.

Her oyunun ayrı ayrı ele alsak; sosyolojik, psikolojik gelişimlerine;  zeka ve akademik gelişimlerine… katkıları ile ilgili sayfalarca yazılar yazılabiliriz. Akademik araştırma konusudur ki, konu ile ilgili araştırmalar/ tezler/ makaleler de mevcut.

Sonuç olarak çocukların oyun oynamaları, gelecekte nasıl birisi olacaklarına en büyük etkendir. “Ders mi? Oyun mu?” sorusu çok yanlış bir sorudur. Her şeyin bir yeri ve zamanı vardır. Ama zoraki birisini seçmek gerekirse, oyun derim.

Ve çocuğunuzla iletişimi daha da güçlendirmek için birlikte mutlaka oyun oynamalısınız.

Nadir KARAAHMET
Son Yazıları: Nadir KARAAHMET (Tüm Yazıları Gör)